Şehrimizin en köklü mahallelerinin yalnız, sahipsiz ve virane hali, içimizi yaktığı gibi geçmişimizin izlerini, kriminal izler üzerinden arar olduk.
Bir şehrin bazı yerlerindeki yıkımlarının depremden oluştuğunu biliyoruz ve herkes tarafından da bilinmekteydi, lakin deprem öncesi de merkez mahallelerde çarpık yapılanmanın görüntüsüyle yaşıyorduk.
Dulkadiroğlu İlçemizde ve 12 Şubat ilçemizde bulunan eski mahallelere, ZERRE kadar şehirleşme adına adımlar atılmadı gibi, adeta kaderine terk edildiği de açıkça görülmektedir.
Neden! sahiplenmiyorlar bu kadim ve güzel Maraş’ımıza, bir BABAYİĞİT yok mu! veya çıkar mı diye olan beklentilerimiz çoğu kez her platformda dile getirilse de, umudumuzu yitirdiğimiz bir zamanede yaşamanın hüznü ve hüsranında savrulmanın girdabı içerisinde bulunduğumuzun bilinciyle olsa ki, yine de BİR UMUTTUR YAŞAMAK diyoruz, sebebi ise sevgimizin anlamı, SAHİPSİZLİĞİ ön planda olsa da İLLEDE MARAŞ İLLEDE MARAŞ!!!
BU ŞEHRE VE BU ŞEHRİN İNSANLARINA İHANET EDENLERİ, ASLA UNUTMAYIZ VE UNUTTURMAYIZ!
Evet deprem oldu yandık kül olduk, canımız yandı bittik tükendik, çokkk yorulduk çokkk. Ancak bu şehrin kaderimi kara, yoksa yönetim ayağında mı, yada vatandaşta mı bir sıkıntı var, bir türlü çözemiyoruz. Aslında çözüyoruz ama çözümlemenin sonucunda sonuçlar yanlış çıkıyor.
Yönetim ayağı dediğimiz Şehrin kurum ve kuruluşlarında bulunan makam sahibi veya maddi ve manevi gücü olanlardır.
Bir şehrin yönetiminde rol alanların attıkları adıma çok dikkat etmelerini tavsiye etmek, bizlerin asli görevidir ve eğer ki yanlış adımlara, dur yanlış yapıyorsunuz denmiyorsa yada diyemiyorlarsa, bu şehre yapılan kötülüklere ve ihanete ortaklığının emaresidir.
Maddi gücü yakalamış, DÜNYALIĞINI sağlama almış, işine geldiğinde ALLAH diyen, işine geldiğinde de PARA diyen, kabuğundan çıkmadan salyangoz gibi yaşayanların, bu MİLLETE VE BU ŞEHRE ne vereceğinden veya ne kadar HAYIR geleceğini beklemek manidardır.
Çünkü paranın gücüne sığınan, halktan kopuk şekilde hayatlarını idame edenlerden, fazla birşey beklemekte zaten abese iştigal olacaktır.
Devlet vatandaşına sahip çıkar, çıkmalıda, çıkıyorda. Velakin yanlış adımlarla atılan imzalardan Maraş’lının aleyhine olduğunun bilinmesinde de fayda vardır. Neydi bu yanlış adımlar şöyle bir geriye gidelim.
Depremin ardından bu şehirde yapılan ve yapılacak neler varsa LALETAİN olarak yapılmasıydı. ACELE EDEN ECELE GİDERMİŞ DERLER YA, işte bizim Maraş’la ilgili alınan, içi boş, anlamsız Acele ile yapılan projelerdi.
SANKİ DEPREM OLAN YERLERİN PROJELERİNİ JAPONLAR YAPMIŞ!
Bir şehrin anatomisinden bihaber olanlara, ev veya işyeri için proje yapılmasına müsaade edilir anlayamadık. Tamam bizler anlayamadı diyelim, bu şehrin her köşesinde arazileri olanlar ve şehrin yönetim ayağındakilerde mi göremedi, görmüşlerse de çıkarlarına ters düşmemiştir, hatta değerde katmıştır ki, ses yok sükunet var.
Maraş ve diğer depremzede şehirlerde yapılan TOKİ evleri içler acısı, evler 70 metre kare 85 metre kare, bu durumu konuşanlara, itirazı olanlara, daha ne istisiz Allah’tan, diyerek taraflı olarak katılır konuya, objektif bakamaz, çünkü ateş düşmemiş ocağına talan olmamış bir tarafı, zaten olsun istemeyiz de.
Yapılan TOKİ evleri İTİNAYLA yapılsaydı, şehirde yaşayanlarında fikirleri dahilinde yapılsaydı ve ANKARA’nın ihaleyi verdiği şirketler sonrası 2-3 taşeron firmaya vermeseydi, daha da önemlisi binaların yapılma aşamasında, devletin ERK’leri gelecek diye, 8 ayda bitmesi gereken binaların 4-5 ayda hızlandırması işlerin BOZUK çıkmasına sebebiyet vermiştir.
Boyası, mutfağı, banyosu, tuvaleti, kapısı vs. daha daha neresini anlatalım ki.. Evler küçük dükkanlar ona keza. Keşke keşke demeseydik de şehrimizi bilen müteahhitlerimize ihaleler verilseydi, zaten hiçbir ihalede Maraş’lı firmalara nasip edilmez, bazı istisnalı müteahhitler hariç, onlar her dönemde tarafını dönerek iş yapanlardır, AYÇİÇEĞİ gibiler onlar, her zaman IŞIĞA dönerler, IŞIK KARARDIMI dönüşleri bitiyor.
MARAŞ’TA, AT BİNENİN, KILIÇ KULLANANIN OLDUĞU BİR YÖNETİMLE OLABİLME TEMENNİSİYLE DİYORUZ,
BABAYİĞİTLERLE KARŞILAŞACAĞIMIZ GÜNLERİ İPLE ÇEKİYORUZ, ANCAK PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI OLMASIN İSTERİZ,
ÇALIŞKANI DELİKANLIYI ÇOK SEVMEZLER, SONRADAN GÖRENLERDEN, GELDİĞİ YERİ VE ÇEVRESİNİ UNUTANLARDAN KORKMAK LAZIM!
ANCAK HAYAT DEVAM EDİYOR, BAKACAĞIZ KİMLER NERELERDE, KİMLERLE NELER YAPIYOR İZLİYORUZ.
DİPNOT: DULKADİROĞLU İLÇESİ TÜRKİYE’NİN EN REZİL EN ÇARPIK, EN BAKIMSIZ VE EN UTANILACAK İLÇESİDİR!!!
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE İŞ YAPACAKSA, ÖNCELİKLİ OLARAK DULKADİROĞLU İLÇESİ ÇARŞI PROJELİ OLARAK KAYABAŞI, PINARBAŞI,GAZİPAŞA, FEVZİPAŞA, MAHALLESİNE 5 -6 KATLI İMAR VERİLMELİ, MÜTEAHHİTLERİN GELMESİ İÇİN 5-6 KAT OLMASI, OLMAZSA OLMAZDIR.
BİRAN ÖNCE VİRANEDEN, PİS VE NAHOŞ GÖRÜNTÜLERDEN KURTULALIM İSTİYORUZ.
SORUMLULUĞUNUZ GEREĞİ, OTURDUĞUNUZ MAKAM KOLTUKLARINI KENDİNDEN ISITMALI KOLTUK SANIYORSANIZ YANILIYORSUNUZ, HATIRLATMALAR BİZDEN GERİSİ SİZLERDEN.
İZLEMEYE SABIRLA DEVAM EDİYORUZ.
